Bizden Haberler

BİZDEN HABERLER

“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.”
“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.” Ekonomik sürdürülebilirliğin temelinde kurumsal risk yönetimi vardır”

ICC Uluslararası Danışmanlık Genel Müdürü B. Tülin Seçen:
“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.”


Firmanızı tanıyabilir miyiz?
23 yıl önce kurmuş olduğum ICC, bugün yönetim danışmanlığı alanında ülkemizin lider şirketlerinden biridir. Amacımız, ülkemizin kurum ve kuruluşlarının rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini artırmak, kurumsal yönetim
yetkinliğinin ve kurumsallaşma süreçlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 1000’e yakın projedeki müşteri portföyümüzün yarısını özel sektör firmaları, diğer yarısını da kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve sivil toplum örgütleri oluşturmaktadır. Referanslarımızla büyüyoruz
ve müşterilerimizin uzun dönemli çözüm ortağı olarak onlarla birlikte yeni başarı hikâyelerine imza atmaya devam edeceğiz.
 
Sunduğunuz çözümler hakkında bilgi alabilir miyiz?
ICC olarak kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyor ve tüm danışmanlarımızı çoklu disiplinde kurumsal gelişim uzmanları olarak yetkinleştiriyoruz. Bu kapsamda temel olarak aşağıdaki alanlarda hizmet veriyoruz:
·        Strateji Geliştirme ve Planlama
·        Kurumsal Performans Sistemleri
·        Risk Yönetimi (Kurumsal Risk Yönetimi, İş Sürekliliği Yönetimi, Proje Risk Yönetimi)
·        Organizasyon Yapılandırma
·        Süreç Yapılandırma ve Geliştirme
·        Değerlendirme Hizmetleri
 
Kurumsal risk yönetiminin marka imajına ve firma sürdürülebilirliğine katkısı ne yöndedir?
Ekonomik sürdürülebilirlik çoğu kuruluşun kendisini en sağlam hissettiği faktör olup, ekonomik sürdürülebilirliğin temelinde “kurumsal yönetim yetkinliği” ve “risk yönetimi” yatmaktadır. Öte yandan bir marka olarak değer yaratmanın temelinde de “pazardaki konumu ve talep sürdürülebilirliğini sağlamak” ile “riski azaltmak ve gelecek nesillere devir olacak sağlam bir yapıyı güvence altına almak” unsurları bulunmaktadır. Bu saptamadan hareketle rahatlıkla söyleyebiliriz ki;
·        Kurumların stratejilerinin, bu strateji ve hedeflerin gerçekleşmesine olumsuz etkide bulunacak kritik risklerin yönetim kurulu seviyesinde sahiplenilmesi,
·        Stratejik, finansal, operasyonel ve kurumsal risklerin ve bunların iş sürekliliğine ve marka değerine etkilerinin ele alındığı organizasyonel sahiplik, sistem ve süreçlerin varlığı,
·        Kurum kültürünün ve uygulama yetkinliğinin geliştirilmesi,
·        Performans ve risk odaklı çalışma ve yönetim kültürünün iş yapma biçiminin bir parçası hâline getirilmesi marka imajını ve değerini artıracak; güvenilir bir marka olarak kurumların talep yaratma yeteneği yükselecektir.
Öngörülmemiş ve yönetilemeyen riskler nedeniyle oluşacak krizler ve bunlarla ilgili kurumsal iletişim stratejilerinin olmaması ise marka değerini ve güvenilirliğini sarsacak, kuruluşların varlığını tehdit edecektir.
 
Kamu şirketleri yönetimi ve yerel yönetimlerde kurumsal risk yönetimi nasıl gerçekleştirilir, ne gibi artılar sunar?
Kamu ve belediye şirketleri, özel sektör firmaları gibi kâr odaklı çalışan, ancak kâr dağıtımı yapmayan ve müşterileri için ürün veya hizmet üreten organizasyonlardır. Bu kurumlar, kalkınma planı ve kurumsal düzeyde belirlenen vizyon ve stratejik hedeflerin başarılmasından sorumludur ve bu ancak;
·        Rekabetçilik düzeyini, kurum ve marka itibarını artırmak,
·        Kârlı ve verimli çalışmak,
·        Yüksek performanslı çalışan kültürü oluşturmak,
·        Güçlü ve sürdürülebilir bir kurumsal yapıya sahip olmak ile mümkündür.
Belediyelerde ise tek fark kâr merkezli değil, hizmet ve verimlilik odaklı çalışmaları ve sürdürülebilir belediye faaliyetleri için gelir sağlamalarıdır. Bu kapsamda kurumsal sürdürülebilirlik ve etkin yönetişim için tüm seviyelerde risklerin belirlenmesi, kök nedenlerin analizi ve riski azaltan/önleyen aksiyon planlarının yapılarak
risk göstergelerinin izlenmesi, etkin bir şekilde yönetilmesi kamu şirket faaliyetlerinin en kritik süreçleri arasındadır. Bu sistemlerin etkin uygulanması için belirlenen kritik risklerin sahipliği en üst düzeyde sağlanmalı ve iç denetim faaliyetleri ile kontrol altında tutulmalıdır. Belediyeler açısından en kritik operasyonel risklere örnek vermek istediğimizde; çıkar gruplarının plan yapım süreçleri üzerindeki baskısı, belediyeye ait taşınmazların ve tasarrufunda bulunan kamusal alanların ilgililere hatalı ya da amacı dışında tahsis edilmesi, mevcut altyapı ile imar planlarının uyumlu olmaması, hedeflenen yeşil alan miktarına ulaşılamaması; kültür, sağlık, sosyal yardım gibi alanlarda sürdürülebilir faaliyetler planlanmaması ve kaynak sarfı gibi risklerden bahsedebiliriz. Burada en kritik konu, şirketlerin ve belediyelerin stratejilerinin, hedeflerinin doğru belirlenmesi; proaktif performans ve risk yönetimi kültürünün kurum genelinde ve projelerin yönetiminde tkinleştirilmesidir. Etkin bir risk yönetimi sistemi ile kurum/il vizyon ve stratejilerine ulaşılabilir, kritik risklerin takibi ile krizler etkili bir şekilde yönetilebilir; verimlilik, etkinlik, kârlılık ve yetkinlikler artırılabilir, iş sürekliliği ve paydaşlara maksimum fayda sağlanabilir.
 
Hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz? 2019 ajandanızda neler var?
Mesleğimizin ve iç danışmanlık yetkinliğinin gelişmesine ve kuruluşların danışmanlık araçlarına ulaşılabilirliğinin artırılmasına yönelik teknolojik çözümlerimiz ile de farklılaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, içinde risklerinde değerlendirildiği ve aksiyon planlamasının yapıldığı yeni bir danışmanlık aracını müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz.



“KURUMSAL DEĞER VE HEDEFLERİN DAVRANIŞ MODELİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNDE ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ”
“KURUMSAL DEĞER VE HEDEFLERİN DAVRANIŞ MODELİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNDE ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ”

“Kurumlara stratejilerinin belirlenmesi, stratejileri ile uyumlu olarak organizasyon

yapısının ve süreçlerin geliştirilmesi gibi konularda hizmetler veriyoruz.”

 

 

ICC Genel Müdürü B. Tülin Seçen, “Türkiye’nin önde gelen yönetim danışmanlığı şirketi olarak, 22 yıldan beri faaliyet gösteriyor; kurumlara stratejilerinin belirlenmesi, stratejileri ile uyumlu olarak organizasyon yapısının ve süreçlerin geliştirilmesi, kurumsal değer ve hedeflerinin davranış modeline dönüştürülmesinde çözümler sunuyoruz” diyerek sözlerine başlıyor. Seçen, kurumsal  yönetim  ve sürdürülebilirlik açısından kurumların mevcut yapılarının analizi ve gelişim önerilerinin oluşturulmasına yönelik hizmetleriyle ilgili olarak, “Temel olarak; şirket strateji ve hedeflerinin analizi, sektör ve rekabet yapısının analizi, şirket yönetim kurulu ve yönetim yapısının analizi, şirket organizasyon yapısının ve fonksiyonların analizi mevcut kaynaklarının analizi, finansal yapısının analizi, İnsan Kaynakları yapısının ve çalışan profilinin ve yetkinliklerinin analizi, risklerin analizi, güçlü ve zayıf yanların belirlenmesi, kurumsal gelişim ve rekabetçi bir yapı için gelişim önerilerinin ve yol haritasının oluşturulması gibi süreçleri uyguluyoruz” ifadelerinde bulunuyor.

 

“Kurumların stratejilerini başarması sürecinde en yakın iş ortağı oluyoruz” “İhtiyaçlar doğrultusunda; kurum strateji ve hedeflerinin güncellenmesi, organizasyon yapısı ve iş süreçlerinin stratejiler ile uyumlu hale getirilmesi, yapılandırılan süreçlerin bilgi teknolojileri alt yapısında etkinleştirilmesi ve iş yapma biçiminin bir parçası haline dönüştürülmesi, değişim yönetiminin sağlanması konusunda da destek veriyor ve kurumların stratejilerini başarması sürecinde en yakın iş ortakları olarak iş birliği yapıyoruz” diyen Seçen, bugüne kadar ulusal ve uluslararası boyutta bine yakın projeyi başarı ile tamamladıklarını aktarıyor.

 

“Kurumların öncelikle sağlıklı bir İnsan Kaynakları politikasına ihtiyaçları var” Seçen, kurumların çalışan bağlılığını sağlamalarıyla ilgili görüşlerini de paylaşarak, “Kurumsal yetkinliklerin devamlılığında ve maliyetlerin azalmasında çalışan devir hızının azalması önemli bir unsur. Kurumların işe uygun insan kaynağına ulaşabilmesi için öncelikle sağlıklı bir İnsan Kaynakları politikasına ihtiyaçları var. Bu suretle istedikleri yetenekleri işletmeye dahil edebilirler; ancak bu da yeterli değil. Vizyon, misyon ve değerler gibi kurumun stratejik söylemleri, bu söylemlerin gerçekleşmesine hizmet edecek hedef ve yetkinlik modelinin varlığı, çalışanların davranış modelinin bu yönde gelişmesine hizmet edecek kurum içi iletişim ve İnsan Kaynakları süreçlerinin varlığı ve etkin bir şekilde uygulanması çalışan bağlılığının sağlanmasında kritik öneme sahiptir” diyor. Seçen, burada kilit unsurun liderlik, etkili bir kurumsal iletişim ve takım ruhunun gelişmesini sağlayacak kurum kültürü olduğunu sözlerine ekliyor.

 



POELSAN Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş Kurumsal Gelişim Projesinin Uygulamaya Alınmasına Yönelik Toplantımız.
POELSAN Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş Kurumsal Gelişim Projesinin Uygulamaya Alınmasına Yönelik Toplantımız.

Haziran 2018 tarihinde POELSAN Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş ile başlamış olduğumuz kurumsal gelişim projesinin, uygulamaya alınmasına yönelik toplantımız 4-5 Şubat 2019 tarihinde Samsun’da gerçekleşti. Ülkemizin lider, yurt dışında hedef ülkelerde tanınan ve tercih edilen  plastik boru bağlantı elemanları üretici  olan müşterimiz, bir aile şirketi olarak başlattığı kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik yolculuğunda  önemli değişimleri de uygulamaya geçirdi,  şirketi kuran ve birinci nesli temsil eden Sayın Yaşar Dağdelen  kurumsallaşmaya verdiği önem ve ikinci neslin sorumluluk üstlenerek başarılı olması için bayrağı devretti, Yönetim Kurulu başkanı olarak liderlik yapmaya devam ediyor. İkinci nesil üyeleri yetkinlikleri doğrultusunda şirketin yönetimini üstlendiler. Stratejik yönetim yaklaşımı ile şirketin hedeflerle yönetimi sürecini başlatan 2. Nesil İcra Kurulu Üyeleri büyüme, markalaşma, yetkinlik gelişimi  ve dijital dönüşüm konusunda önemli hedefleri de hayata geçirmeye başladılar.  Kuramsallaşma ve gelecek nesillere sağlıklı ve toplumun güvendiği bir firma taşıma konusunda değerli Poelsan ailesine başarılar diliyoruz.




KUZEY KIBRIS SANAYİ STRATEJİSİ PROJESİ TANITILDI
KUZEY KIBRIS SANAYİ STRATEJİSİ PROJESİ TANITILDI PROJE İLE SANAYİ SEKTÖRÜNÜN DETAYLI OLARAK ANALİZ EDİLMESİ AMAÇLANIYOR

Kuzey Kıbrıs Sanayi Stratejisi Projesi, Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantı ile tanıtıldı. proje ile sanayi sektörünün detaylı olarak analiz edilmesi, sanayi envanteri çıkarılması ve politika oluşturulması hedefleniyor.

TC Lefkoşa Büyükelçiliği yardım heyeti finansmanında, Başbakan Yardımcılığı Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanlığı, Devle Planlama Örgütü ve Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) koordinasyonu ile  Doğu Akdeniz Üniversitesi ICC Danışmanlık tarafından yürütülecek projenin, 6 ayda tamamlanarak eylem takviminin belirlenmesi öngörülüyor.

Basın toplantısında KTSO Başkanı Ali ÇIRALI, Başbakan Yardımcılığı Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanlığı Genel Koordinatörü Orçun KAMALI, DPÖ Müsteşarı Ödül MUHTAROĞLU ve ICC Danışmanlık’tan Tülin SEÇEN birer konuşma yaptı.
Toplantıya, Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti Uzman Müşaviri Hasan KİRMAN da katıldı.

“SANAYİ SEKTÖRÜ ANALİZ EDİLECEK”

Proje, KKTC sanayi sektörünün mevcut durumunun detaylı olarak analiz edilmesi, Kıbrıs sorununun çözüm potansiyeli, Türkiye’den su temini ve kablo ile elektrik projeleri dikkate alınarak ileriye yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi ve strateji belgesi çıkarılması amaçlanıyor.

Proje kapsamında sanayi envanteri çıkarılarak sanayi sektörünün mevcut durumu detaylı olarak incelenecek, sektörü yakından ilgilendiren ekonomik veriler analiz edilecek, sektörün iç pazara ve ihracata yöneli geliştirilmesi konusunda politika önerileri oluşturulacak.

ÇINARLI: “BİZE TEMEL TEŞKİL EDECEK”

KTSO Başkanı Ali ÇIRALI, sanayi stratejisinin hedeflerini anlattı.

Sanayinin ekonomisindeki payını yüzde 20’lere çıkarmayı hedeflediklerini belirten ÇIRALI, projenin hedefleri doğrultusunda bir temel teşkil edeceğini, yardım ve destek sağlayacağını ifade etti.

Projenin finansmanının tamamının TC Yardım Heyeti tarafından karşılanacağını söyleyen ÇIRALI, DAÜ ve ICC’nin ortakları arasında olduğu bir konsorsiyum tarafından yürütüleceğini vurguladı.

Proje kapsamında sanayi odası üyelerine yönelik bir anket yapılacağını anlatan ÇIRALI, üyelerine çağrı yaparak anketörlere yardımcı olmalarını, doğru yanıtlar vermelerini istedi.

KAMALI “PLANLAMA YAPILMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ”

Başbakan Yardımcılığı Ekonomi Turizm Kültür ve Spor Bakanlığı Genel Koordinatörü Orçun KAMALI da, projenin sanayi ile ilgili envanterinin çıkarılması, planlama yapılması açısından önemli olduğunu belirtti.

KAMALI, proje çerçevesinde elde edilecek bilgilerin, ithalata dayalı tüketim yerine yerli üretim ve tüketime önem verilmesi anlayışı açısından değerli olacağını söyledi.

MUHTAROĞLU “DETAYLI ANALİZ YAPILACAK”

DPÖ Müsteşarı Ödül MUHTAROĞLU da proje çerçevesinde sanayi sektörünün detaylı analizinin yapılacağını ve sanayi strateji belgesinin ortaya çıkarılacağını belirtti.

Sanayi ve İşyeri Anketi’nin Sanayi Strateji Belgesi ile paralel tüm sektörlere veri sağlayacağını belirten MUHTAROĞLU, sanayi ve ticareti geliştirmenin yollarını aradıklarını, bu çalışmanın da buna yönelik olduğunu söyledi.

DPÖ’nin Sanayi Strateji Belgesi’nin hazırlanması sürecinin önemli paydaşlarından olduğunu belirten MUHTAROĞLU, belgenin yatırım ve iş ortamına altyapı konularında bilgi sağlayacağını söyledi.

SEÇEN: “REKABET GÜCÜNDE ÜLKE VİZYONU ÇOK ÖNEMLİ”

ICC Danışmanlık’tan Tülin SEÇEN de, konuşmasına şirketle ilgili bilgi vererek başladı.

Ülkenin rekabet gücünde ülke vizyonunun çok önemli olduğunu belirten SEÇEN, ülke kaynaklarının ve refahın artmasında sanayinin önemli bir unsur olduğuna işaret etti.

SEÇEN, KKTC’nin sanayi sektörünün gelişmesine ışık tutacak trendlerin incelenmesi, güçlü ve zayıf yanlarının ortaya çıkmasında rol alacaklarını söyledi.

Detaylar için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.

http://www.kibris724.com/kuzey-kibris-sanayi-stratejisi-projesi-tanitildi-57282h.htm